Posts Tagged ‘aile paketi’

‘Sansür yönetmeliği’ adı ile karşımza çıkan Güvenli İnternet Yönetmeliği kamuoyu görüşüne açıldı.

Uzun süredir gündemi meşgul eden Güvenli İnternet YÖnetmeliği yenilenerekkamuoyu görüşüne sunuldu. Dün itibarıyla yayımlanan düzenlemeye; ilgili kurum, kuruluş ve vatandaşlar 10 gün boyunca görüş bildirebilecek.

Yeni düzenlemedeki ilgi çekici yenilikler şu şekilde sıralanabilir:
- Epey tartışmaya yol açan ‘Standart Profil’ güvenli internet paketi içerisinden çıkarılıyor.
- Güvenli internet paketleri sadece Aile ve Çocuk profillerine indirgendi. Yurdışı ve Standart profil tanımları ortadan kalkıyor.
- Profillerden birini tercih edenler ‘Güvenli İnternet Hizmeti’nden yararlanacak, tercih yapmayanlar mevcut ‘Güvensiz’ profilini kullanmaya devam edecek.
- Güvenli İnternet Hizmetinin içerik listesi ve kriterleri ‘Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Kurulu’ tarafından kararlaştırılacak.
- Güvenli İnternet Hizmetinin sunumu için test süreci, işletmeciler ile kurum arasında 22.08.2011 ile 22.11.2011 tarihleri arasında gerçekleşecek.
- Güvenli İnternet hizmeti işletmeciler tarafından 22.11.2011 tarihinden itibaren kullanıcılara sunulmaya başlanacak.
Konu hakkında yapılan resmi açıklamanın tamamını buraya tıklayarakinceleyebilirsiniz.

Gelen Aramalar:

Alternatif Bilişim Derneği, Türkiye’de yaşanan internet filtre krizini değerlendirdi.

BTK 22 Şubat 2011 tarihli Kurul Kararı hakkında İnternet Kurulu Önerileri Değerlendirmesi

BTK Kurul Kararı ile 22 Ağustos’ta yürürlüğe girecek, devlet eliyle merkezi filtreleme sistemi hakkında İnternet Kurulu (İK) değerlendirme ve öneriler paketi yayınladı. Maalesef rapor, kamuoyunun beklentilerinin çok uzağında olmasının yanı sıra yanıltıcı bilgilerle dolu.

Kamuoyu öncelikle şunu bilmelidir ki, derneğimizin ve ilgili birçok STK’nın katılımıyla gerçekleşen İK toplantısında ortaya konulan hemen tüm fikirler göz ardı edilmiştir. Hepimizin ortak fikri devlet eliyle merkezi filtrenin kesinlikle kabul edilemeyeceği, yapılan düzenlemenin her açıdan problemli olduğu ve derhal geri çekilmesi gerektiğiydi. Fakat İK’nın önerisi düzenlemenin yeniden yazılması ve merkezi filtreleme sisteminin devam etmesi yönündedir. Bu kabul edilemezdir.

Önerilen standart ve yurtiçi paketin kaldırılması fakat aile ve çocuk paketinin tek bir seçenekte kullanıcılara sunulmasıdır. Fakat filtrelemenin bu profillerde de merkezi olması, beyaz ve kara listelere dayandırılması korunmaktadır.

Rapordaki maddi hatalar merkezi filtreyi desteklemek amaçlıdır

Değerlendirme bölümünde verilen örnekler ve çeşitli raporlardan yapılan alıntılar maddi hatalarla doludur. Ortaya çıkan metin “merkezi filtre sisteminin yaygın ve gerekli bir uygulama” olduğunu anlatmak kaygısı içerisindedir.

İK Raporunda diğer ülkelerdeki uygulamalar şu şekilde ifade edilmiştir: “İnternetin zararlı ya da yasal olmayan içeriklerinden korunmak için pek çok ülke ‘filtre’ uygulamaları geliştirmektedir. Aralarında Türkiye’nin de yer aldığı Avustralya, İtalya, İngiltere, Kore, Japonya, Almanya, İspanya, Kanada, Amerika, Meksika, Danimarka, Yeni Zelanda, İsveç ve Norveç gibi pek çok ülkenin internetin filtrelenmesi konusunda geliştirdikleri uygulamalar ve izledikleri yollar OECD Raporu kapsamında aşağıda ele alınmıştır.” Bu ifadelerin ilki yanlış, ikincisi yanıltıcıdır. Pek çok ülke “filtre” değil, başka yollar geliştirmektedir. Adı geçen ülkelerin hiçbirinde bizdeki “merkezi filtreleme” sistemi yoktur. Bazılarında yasal olarak, bazılarında gönüllü olarak erişim engellemesi yapılmaktadır. Raporda kaynak gösterilen OECD raporuna göre de, “merkezi filtreleme” sadece Türkiye’de zorunluluktur.

Verilen Almanya ve İtalya örneklerinde de filtreleme ve erişim engelleme birbirine karıştırılmakladır. Avustralya’daki uygulama ise gösterilen tepkiler sonucu askıya alınmıştır. Gözden geçirilmektedir. ABD’deki filtreleme ise ev kullanıcılarını kapsamamaktadır. Sadece okullara ve kütüphanelere filtre için fon verilmektedir. Yine “merkezi filtrelerin yaygın kullanıldığı” iddiası da geçersizdir. Mesela İK Raporunda İngiltere’de söz edilen programa sadece bir tane filtreleme yazılımı başvurmuştur. Altı çizilen, “Filtreleme İspanya’da Yasal Zorunluluk” ifadesi de doğru değildir. Zorunlu olan, sonraki satırlarda da belirtildiği gibi BİLİNÇLENDİRMEDİR, kullanım değil!

Rapor başından sonuna kadar başka ülkelerdeki uygulamaları maksatlı aktarmıştır. Amaç bizde uygulanması öngörülen sisteme destek aramaktır. Fakat yurtdışındaki uygulamalar ve bir çok rapor tam tersini söylemektedir.

Devlet eliyle merkezi filtre uygulamak sansürdür

Her türlü erişim engeli ve filtrelemeler bahsedilen OECD raporunda ve Türkiye’yi bağlayan bir çok raporda çocukları korumaya yeterli görülmemektedir. Merkezi olarak devlet eliyle uygulanması da SANSÜR olarak nitelendirilmektedir. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının “İnternette İfade Özgürlüğü” başlıklı Temmuz 2011 raporunda da Türkiye AGİT bölgesindeki devlet eliyle filtre uygulayacak tek ülke olarak işaret edilmiş, AGİT’in de bu gelişmeden duyduğu kaygı belirtilmiştir. Keza aynı kaygı, ABD Dış İlişkiler Sekreterliği tarafından da açıklanmıştır.

AGİT devlet eliyle filtreyi önermemektedir. Gönüllü filtre uygulaması önermektedir. Ki bu tür yazılımlar halen Türkiye’de yazılım endüstrisinde mevcuttur. Böyle bir düzenlemeye bu anlamıyla ihtiyaç yoktur.

Çözüm eğitim ve bilinçlendirmededir

Çözüm eğitim ve bireyi güçlendirmekten geçmektedir. İnternetle barışık, risk algısından uzak, makro tekno-sosyal politikalara ihtiyacımız vardır. Sorun, teknik yasaklarla çözülemez. Eu Kids Online Projesi Kordinatörü Prof. Dr. Sonia Livingstone, Türkiye’de dijital becerilerin az olduğunu ifade etmektedir. Dijital okuryazarlığın her düzeyde çocuk, ebeveyn hatta öğretmenler düzeyinde geliştirilmesi gereklidir. Taslak öneride bu husus yerindedir ve acilen iyi niyetli bir öneri olmanın ötesine geçmelidir. Dijital okuryazarlığın her düzeyde çocuk, ebeveyn hatta öğretmenler düzeyinde geliştirilmesi gereklidir. Ancak, devlet eliyle filtre uygulaması hiç bir şekilde demokratik ve çoğulcu toplum/kültür yapısına hizmet vermez/veremez. Tam tersine tek boyutlu bir insan profili oluşturup, kamusal söylemi tektipleştirir.

İK önerileri arasında yer alan siyah ve beyaz liste uygulaması da toplumun, yurttaşların tektipleştirmesinden başka bir şeye hizmet etmez. Bu nedenle gönüllü aile filtresi uygulaması dışında zorunlu bir uygulama dayatılamaz.

İlgili tüm taraflar sürece etkin bir biçimde katılmalıdır

Yine öneriler arasında yer alan Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün filtre konusunda tek düzenleyici aktör olması hem yetersiz, hem de konunun gerektirdiği yönetişim mantığına aykırıdır. Danışma kurulunda iletişim sosyoloğu ile yeni medya sosyoloğunun olmaması çok temel bir eksikliktir. Yine bu kurulun STK’larla sürekli iletişimde olacağı ve görüşlerini çalışma grubuna ileteceği şeklindeki iyi niyetli bir tavsiyenin ne kadar uygulanabilir olduğu, İK’nın bu raporuna yansımayan görüşlerimizden şimdiden açıktır. Bu çok temel rapora bir çok STK’nın açıkça ortaklaştığı görüşlerin neredeyse hiçbirinin yansımamış oluşu neler yaşanacağı hakkında fikir vermektedir.

Sorun ve çözüm konusunda bizim de dahil olduğumuz bir çok STK ve uzman görüşlerini defalarca kamuoyu ile paylaşmıştır.

İnternet erişimi temel bir insan hakkıdır

İK Raporu vesilesiyle, İnternet kullanıcılarını bekleyen tehlikeye karşı kamuoyunu bir kez daha uyarmak istiyoruz.

İnternet artık tüm dünyada temel bir insan hakkı olarak tanınmaya başlanmıştır. Türkiye’de karar verici aktörleri, muhafazakar, korumacı kollamacı, risk algısı yüksek politikalardan uzak durmaya, sansür anlamına gelebilecek her türlü uygulamadan bir an önce vazgeçmeye çağırıyoruz. Konuyla ilgili tüm STK’ları tepkisiz kalmamaya, tüm internet kullanıcılarını ise verilecek tepkilere ortak olmaya davet ediyoruz.

Sınırsız, sansürsüz, özgür bir İnternet istiyoruz.

“Merhaba Türkiye,

Son yıllarda, Türkiye hükümetinin internet üzerindeki kontrolunun ne denli arttığına tanık olduk. binlerce websitesi ve blog engellenirken, aynı zamanda internet gazetecilerine karşı başlatılan yasal kovuşturmalar devam etmekte… Hükümet şimdi de 22 Ağustos’ta, internet kullanıcılarının tüm aktivitelerinin kayıt altına alınmasını mümkün haline getirecek olan yeni bir filtreleme sistemi uygulamaya koymak istiyor. Böylesi bir sistemin ne zaman ve nasıl uygulamaya konulacağı hâlâ muğlak olsa da, kesin olan şey hükümetin internet sansürünü bir üst seviyeye çıkardığıdır.

Bu sansür uygulamaları mazur görülemez. Serbest bilgi akışına erişim ve katılım temel bir insan hakkıdır. Türkiye hükümeti bu temel hakkı ihlal ederken, Anonymous eylemsiz kalmayacaktır. sansürü engellemek için desteğimizi verecek, sansür uygulayan kurumlara karşı harekete geçeceğiz.

Türkiye’de yüz binlerce insan internet sansürüne yönelik kararları protesto etti ancak AKP hükümeti insanların seslerini duymazlıktan geldi ve protestocuları polis şiddetiyle bastırdı.

Bizler tüm internet vatandaşlarını, Türkiye hükümetini bu absürd politikalardan vazgeçmeye iterek konuşma özgürlüğünü desteklemeye çağırıyoruz. Serbest bilgi akışı engellenemez. Bilgi paylaşımı durdurulamaz. Korku eşiklerini aşarak bu temel haklarımızı savunmanın zamanıdır.

Internet erişiminin serbestleştirilmesi için neler yapabileceğimizi tartışmak için IRC kanalında bize katılın: http://chat.mibbit.com/?server=194.8.74.43&channel=%23opTurkey

(server: irc.anonops.li, channel #opturkey)

Bizler ‘anonim’iz.

Bizler çoğunluğuz.

Bağışlamayız.

Unutmayız.

Bizi bekleyin.”

OPERATION TURKEY KILAVUZU – http://justpaste.it/opturkey

Gelen Aramalar:

Paylaşmadan edemedim, BTK ‘ ya saygılarımla!

İzlemek istemeyenler için,

…..günümüzde bu bilgisayar oyunları filan, o internet kafeler filan oralarda olan şeyler, o mevzununda böyle bağlayıcı kanunu kuralı yok ve insanlarda tahdit koyamıyorlar o mevzuda. belli anahtarlarla sadece girilmesi gerekli olan yerlere girme gibi bir tahdit getiremiyorlar. çok ciddi problemler oluşuyor. bağışlayın gayri meşru çentleşmelerden(?) alın da bu mevzuda fuhşiyata münkerata gitmeye kadar…

Fethullah Gülen

Gelen Aramalar:

© Copyright Ömer ÇAKIR. All Rights Reserved.